SPERMİYOGRAM TESTİ
Biyorad; Androloji Laboratuarı gelişmiş teknik olanakları ve deneyimli biyologları ile semen örneğini en ayrıntılı şekilde inceleyip değerlendirecek, gerektiğinde kullanıma hazır hale getirecek donanıma sahiptir. İnceleme sonrası elde edilen bu bilgiler hastalarımızla da paylaşılarak onlarında bilgilendirilmesi sağlanmaktadır.
 
Semen analizi çocuk sahibi olamayan çiftlerde ilk olarak değerlendirilmesi gereken ve sperm üretimi ile ilgili en faydalı bilgiyi veren bir testtir. Semen kısa sürede değerlendirilebilmesine rağmen, son derece karmaşıktır ve sadece bu konuda deneyimli kişiler tarafından yapılmalıdır. Semeni inceleyen kişinin deneyimsizliği bütün tedavi yaklaşımını değiştirebileceğinden, sperm analizi kısırlık araştırmalarında çok önemli bir aşamadır. Bu test ile başlıca semendeki sperm sayısı, hareketliliği ve sperm şekli değerlendirilir. Semen analizi 3 ila 5 günlük cinsel perhiz sonrasında yapılır. Bu süre semenin değerlendirilmesi için oldukça önemlidir. Perhiz süresinin uzaması halinde sperm sayısı artar, sperm hareketliliği ve canlılığı azalır, sperm DNA’sının zarar görme ihtimali artar; perhiz süresinin kısa olması ise sperm sayının azalmasına ve sperm hareketliliğin artmasına yol açar, her iki şekilde de sonuç tedavi şeklinin belirlenmesinde yanıltıcı olabilir. Sperm üretimini sigara, alkol, ısı, ilaçlar ve enfeksiyonlar gibi bir çok faktör etkilediği için normal olmayan örneklerin analizi birer ay ara ile iki veya üç kez tekrarlanmalıdır. Sperm analizinde bir sorun ile karşılaşılır ise erkeğin fiziksel ve hormonal açılardan daha ileri muayenesi yapılmalıdır.
 
Sperm üretimi 2-3 ayda bir tekrarlanır. Yani üretilen bir sperm 2-3 ay sonra semene salgılanacaktır. Aynı şekilde kişinin karşılaştığı zararlı etkenler veya tedavi için kullanılan faydalı ilaçlar da sperm üretimini 3 ayın sonunda etkileyebilir. Semen analizi sonuçlarını değerlendirirken bu süreç akılda tutulmalı ve hasta bu açıdan değerlendirilmelidir.
 
Semen örneğini vermeden önce, dikkat edilmesi gereken önemli noktalar:
• Semen örneğini vermeden hemen önce mutlaka idrarın tamamen boşaltılması gerekir.
• Eller ve penis, sabun ve bol su ile yıkandıktan sonra tamamen kurulanmalıdır.
• Örneğin toplanacağı kaplar sterildir. Kabın veya kapağın iç kısmına dokunulmamalıdır.
• Kayganlaştırıcı herhangi bir madde (sabun, yağ, vazelin, tükürük vs) kullanılmamalıdır.
• Gelen meni örneğinin tamamının kabın içerisine verilmesi önemlidir.Özellikle örneğin ilk kısmı, semendeki spermin büyük çoğunluğunu kapsadığı için bu kısmın kaybı sonuçlarda ciddi değişikliklere yol açabilir. Bu durumda mutlaka görevlilere bildirilmelidir.
• Eğer hasta masturbasyon yaparken zorluk çekiyorsa, biyolog tarafından verilen toksik etkisi olmayan kayganlaştırıcı madde kullanımına, semen örneğine bulaştırılmamak koşulu ile, izin verilir ya da çok özel durumlarda özel olarak üretilmiş sperme zarar vermeyen prezervatif kullanılması kaydı ile eşinden yardım alması sağlanır.

 

 
SPERM MORFOLOJİSİ (ŞEKLİ)

Sperm kalitesinin en önemli göstergelerinden biri de şeklidir. Merkezimizde sperm morfolojisi Kruger kriterlerine gore yapılmaktadır. Özel bir boyama sonrası (Spermac) spermin şekli (morfoloji) özellikleri incelenerek sperm örneğinin fertilite (dölleme) kapasitesi belirlenir. Bu boya sperm çekirdeğini kırmızı renkte, akrozom, boyun ve kuyruğu ise yeşil renkte boyar. Semende spermlerin % 4’ünden fazlasının normal şekle sahip olması gerekir. Eğer normal şekle sahip sperm sayısı % 4’den az ise bu durum tüp bebek uygulamalarındaki başarıyı olumsuz yönde etkileyebilir. Semen analizinde en az 100 sperm değerlendirilir. İnfertil çiftin değerlendirilmesinde erkeğin rolüne dair ilk yapılan tanısal inceleme semen analizidir(spermiogram). Bu analizde sperm sayısı, motilitesi (hareketliliği) ve morfolojisi (şekil özellikleri) değerlendirilir. Doğru ve detaylı bir şekilde uygulanan semen analizi, tedavi yönünden alınacak kararları ciddi ölçüde etkilemektedir.

Semen analizinde değerlendirilen parametreler içerisinde spermin dölleme potansiyeli konusunda en önemli bilgiyi sperm hareketliliği ve sperm morfolojisi vermektedir. Sperm morfolojisi ile döllenme başarısı arasındaki ilişki birçok araştırmacı tarafından ortaya konmuştur.

Sperm morfolojisinin değerlendirilmesinde kullanılan yaygın 2 metod vardır; WHO kriterleri ve Kruger’in kesin kriterleri (Kruger’s strict criteria). Kruger’in kesin kriterleri, morfoloji konusunda çok daha detaylı bir inceleme imkanı sağlaması nedeniyle en çok kabul gören ve merkezimizde de kullanılan metoddur. Bu kriterlere göre yapılan incelemede spermin baş, boyun ve kuyruk bölgesine ait toplam 38 farklı başlıkta anomali ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme sonucunda %4’ün altında normal morfolojili sperm gözlenmesi durumu Teratozoospermi olarak tanımlanır. Bu oranın altı ve üstündeki değerler döllenme ve gebelik oluşması yönünden önemli bulunmuş ise de her laboratuarın kendi kriterlerini belirlemesi ayrıca önem arz etmektedir. Bir başka deyişle Kruger'e göre yapılan sınıflamada %4 ün altında normal formların bulunması durumunda, anomalilerin alt dağılımına bakılmaktadır. Alt dağılımda sperm başına ait anomaliler şiddetli ve hafif olarak ayrılmaktadır. Merkezimizde Kruger kriterlerine göre şiddetli sperm baş anomalilerinin %80'den fazla görülmesi önemli kabul edilmektedir. Semen analizi sonucuna göre çifti bilgilendirirken bu durumu açıklamak önemlidir.

Sperm üretimi (spermatogenez) kompleks ve hassas bir süreç olup, genetik yapıya vücudun iç ortamına ya da dış etkenlere bağlı olarak değişik aşamalarda meydana gelen bozulmalar teratozoospermiye neden olabilir.

 

Normal Sperm

Sperm hücresi üç kısımdan meydana gelir: baş, orta kısım ve kuyruk. Baş, genetik materyali içerir. Orta kısım, sperm hareketi için gerekli enerjiyi, kuyruk kısmı ise sperm hareketini (motiliteyi) sağlar. Morfoloji değerlendirmelerinde normal bir spermin baş uzunluğu 4 ila 5 µm, baş eni 2.5 ila 3.5 µm, başın uzunluk/en oranı 1.50-1.75 olmalıdır. Orta kısım silindir 0.5µm-1µm kalınlıkta, 7-8 µm uzunluğunda ve başa aksiyal olarak bağlanmalıdır. Kuyruk orta kısımdan biraz daha ince, kıvrımsız, düzgün biçimli ve yaklaşık 40-50 µm uzunluktadır.

Normal Morfolojili Sperm Görüntüsü

 

 

Şiddetli Sperm Morfolojik Defektleri

Dünya genelinde tüm çiftlerin yaklaşık %15’inde birincil veya ikincil dereceden infertilite sorunu mevcuttur ve infertil çiftlerin yarısına yakınında erkek kaynaklı problemler asıl infertilite nedenini oluşturmaktadır. Günümüzde, tüp bebek uygulamarında kullanılan sperm hazırlama teknikleri, intrasitoplasmik sperm enjeksiyonu (ICSI) ve son zamanlarda çok etkin olarak kullanılmaya başlanan intrasitoplazmik morfolojik olarak seçilmiş sperm enjeksiyonu (IMSI) erkek kaynaklı infertilite sorununu büyük ölçüde çare olmaktadır.

Sperm morfolojik anomalilerinin şiddetli olanları spermin dölleme kapasitesini değişik oranlarda olumsuz etkilemektedir. En önemli anomaliler büyük baş (Megalo head, Makrosefali), yuvarlak baş (Round head, Globozoospermia) ve kuyruğa ait anomali olup sperm baş bölgesinde de anormallikle birlikte görülen Tail-stump sendromlarıdır. Bu anomaliler, mevcut oldukları örneklerde yüksek oranda bulunmaları ve dolayısıyla normal sperm seçiminin çoğunlukla mümkün olamaması nedeniyle yüksek döllenme başarısızlığı, kötü ve / veya yavaş embriyo, blastosist gelişimi görülebilir.

 

Büyük Baş (Makrosefali, Megalo head):

Sperm başının normal boyutlardan büyük, çoğunlukla düzensiz yapıda ve multinükleer (çok çekirdekli) olması durumudur. Çoğunlukla birden çok başın ve kuyruğun birarada olduğu (polyploid, makronükleer) düzensiz formlar olarak göze çarpar. Büyük başlı spermlerde yapılan kromozomal inceleme bu tip spermlerin kromozomal içeriğinin bölünme kusurlarından dolayı, olması gerekenden daha fazla olduğunu göstermektedir. Normal sperm de 1N olarak gösterilen kromozomal içerik büyük başlı spermlerde, katlanarak 2N, 3N (poliploidy) hatta daha fazla olabilmektedir. Ayrıca bu spermlerde bir veya daha fazla kromozomda anormal sayısal değişiklikler (yüksek anöploidy) saptanmaktadır. Bu nedenle yüksek oranda büyük spermi olan vakaların spermleriyle yapılan enjeksiyonlarda düşük fertilizasyon oranlarıyla, embriyolarda yüksek kromozomal anormallikleriyle ve düşük gebelik oranlarıyla karşılaşılmaktadır. Son yapılan çalışmalar, ejakülatında yüksek oranda büyük baş anomalisine sahip sperm bulunan vakalarda, normal baş yapısına sahip sperm bulunsa dahi, bunların kromozomal olarak anormallikler içerme ihtimalinin çok yüksek olduğunu göstermektedir. Bunun sebebi de spermin oluşması esnasında fonksiyonel olan genlerden birinin bozuk olması, yani genetik bir problemin olmasıdır. Bu anomalinin mevcut olduğu örneklerde başsız (pin-head) spermlerede sıklıkla rastlanır.

İlk olarak 1977 yılında tanımlanan spermlerdeki büyük baş sendromu, ejakülatta çok yüksek oranda büyük başlı, ileri derecede baş anormallikleri olan ve birden fazla kuyruğu olan spermlerin varlığı ile tanımlanmaktadır. Makrosefali(Büyük Baş) olarak bilinen bu sendrom şiddetli erkek infertilitesi olan vakaların %1’den daha azında görülmektedir.

2007 yılında 10 infertil erkekte yapılan bir çalışmada, sperm mayoz bölünme mekanizmasında önemli rolü olan bir gen bölgesindeki "aurorakinase c" eksikliğinin; neden olduğu saptanmıştır. Genetik faktörün yanı sıra dış etkenler nedeniyle veya zamanla spermin mayoz bölünme mekanizmasında meydana gelebilecek problemlerinde sorumlu olabileceği öne sürülmektedir.

Bu anomalinin baskın olduğu örneklerde aynı zamanda sperm sayısı, hareketliliği ve canlılığının da düşük olması nedeniyle yeterli sperm elde edilebilmesi için bazen cerrahi yola (Testiküler sperm ekstraksiyonu, TESE) başvurulması gerekebilmektedir.

Merkezimiz tarafından yapılanlar da dahil olmak üzere, birçok çalışmada büyük baş sperm sendromu olan vakaların embriyolarında yüksek oranda kromozomal anomali olduğu saptanmıştır. Ayrıca spermlerde yapılan kromozom incelemesinde (FISH tekniği)anormallik oranı yüksek bulunmaktadır. Büyük başlı, amorf spermlerle mikroenjeksiyon sonrasında döllenme başarısızlığı, kötü embriyo gelişimi, embriyolarda yavaşlama veya duraksama, düşük gebelik oranları ve yüksek oranda gebelik kayıpları gözlenmektedir.

Ayrıca, bu vakalarda bir diğer önemli yaklaşım ise merkezimizde de başarılı şekilde uygulanan preimplantasyon genetik tanının (PGT) gelişen embriyolara uygulanmasıdır. Bu sayede hem kromozomal olarak hem de genetik olarak normal embriyoların anne adayına transfer edilmesi mümkün olmaktadır. Merkezimizde yaptığımız ve bilimsel olarak yayınladığımız çalışma ile yüksek oranda büyük baş anomalisi olan vakalarda, ICSI işleminde ejakülatlarından detaylı inceleme ile seçilen göreceli olarak daha normal baş yapısına sahip spermler kullanılmış ve gelişen embriyolar yapılan genetik tanı (PGT) ile kromozomal olarak incelenmiştir. PGT sonrası kromozomal olarak normal olan embriyoların anne adaylarına transfer edilmesi ile daha yüksek gebelik oranları elde edilmiştir. Bu çalışmadaki önemli bulgulardan biride, incelenen embriyolarda, büyük baş sperme bağlı kromozomal anormalite artışının saptanmış olmasıdır.

Bu sendroma sahip vakalarda, az sayıdaki normal veya göreceli normal spermlerin seçilmesi çok önemlidir. Spermlerin klasik yöntemden farklı olarak çok büyük büyütme ile seçilmesi IMSI yöntemi adını almaktadır. Normalde 200-400 büyütme ile seçilen spermler bu teknikle 8050 kez büyütülmekte ve sperm DNA hasarına yol açabilen vakuollerin varlığı tanımlanabilmekte ve bu bozuklukları taşımayan spermlerin seçimi mümkün olmaktadır.

Günümüzde makrosefal yada çok büyük başlı spermlerin ağırlıklı olduğu örneklerde IMSI yöntemi ile sperm seçimi ve mikroenjeksiyon en yararlı yöntemdir. PGT yöntemiyle kromozomal anomalili embriyoların elenmesi sağlıklı gebelik şansını arttırmaktadır.

Bahsedildiği gibi, büyük baş sperm sendromu, tüp bebek kliniklerinin karşılaştığı en zorlu şiddetli erkek infertilite endikasyonlarından biridir. Merkezimizde, bu sendromlu vakalar, tedavi öncesinde, özellikle spermlerinde bulunma ihtimali yüksek olan kromozomal anormallikler ve gen mutasyonu açısından detaylı olarak bilgilendirilmektedir. Ayrıca olası düşük fertilizasyon, kötü embriyo gelişimi ve düşük gebelik oranları detaylı şekilde anlatılmaktadır. Etkinlikleri yapılan çalışmalarla da gösterilen PGT ve IMSI özellikle bu vakalara önerilmektedir.

 

 
 
8050 kat büyütmeyle büyük baş ve birden fazla kuyruğa
sahip sperm görüntüsü
 
Spermac boya ile boyanmış
büyük başlı ve birden
fazla kuyruğu olan sperm
görüntüleri
 
 
 
  
 
Kromozomal analizi yapılmış
büyük başlı spermde kromozomdaki
sayısal artış (poliploid sperm)

 

Yuvarlak Baş (Round Head, Globozoospermia)

Yuvarlak başlı spermler, akrozom kısmına sahip olmamaları ve spermin iskelet yapısındaki problemler sebebiyle normalde oval olan ve akrozom kepi içeren baş yapısının bozulması ile oluşur. Akrozom, spermin yumurtayı çevreleyen zona tabakasına bağlanmasını ve içerdiği eritici enzimler sayesinde bu tabakayı geçerek yumurtaya girişini sağlayan yapıdır. Dolayısıyla yokluğunda spermin normal yoldan yumurtayı döllemesi mümkün olmamaktadır. ICSI yöntemiyle bu problem aşılmaktadır fakat spermin DNA yapısındaki problemlerin eşlik etmesi sebebiyle dölleme kapasitesi oldukça düşüktür.

Olgun bir spermin DNA iplikçikleri (kromatin) çekirdeğin içerisinde gevşek bir şekilde paketlenmiş haldedir (olgun DNA). Fakat yuvarlak başlı spermlerde bu yapı sıkı bir şekilde paketlenmiş durumda olduğundan (immatür DNA) yumurta içerisinde spermin DNA iplikçikleri açılamaz ve sonuç olarak döllenme gerçekleşemez. Ayrıca bu formlarda, spermin sentrozom denen ve döllenme esnasında kromozomların hareketinden sorumlu yapıları (iğ iplikçikleri) oluşturan parçasınında hasarlı olduğu ve bu nedenle döllenmenin gerçekleşemediği öne sürülmektedir. Birçok çalışmada bu spermlerin DNA’larında yüksek oranda kırıklar (fragmantasyon) olduğu gösterilmiştir.

İki tip Globozoospermi tanımlanmıştır. Tip I’de spermlerin tamamına yakını yuvarlak başlı spermlerden oluşmaktadır ve akrozom yoktur. Tip II’de ise koni şeklinde bir başla beraber düşük oranda akrozoma sahip spermler görülebilir, ayrıca hareket azlığı eşlik etmektedir.

Bu bozukluktan sorumlu genler tam olarak belirlenememiş olmakla birlikte genetik geçişli olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Yuvarlak başlı spermler üzerinde yapılan Sperm FISH incelemelerinde normal spermlere kıyasla artmış anöploidi (sayısal kromozom anomalisi) oranları saptanmıştır. Genel olarak Globozoospermi vakalarında düşük oranda döllenme ile kötü embriyo gelişim, düşük gebelik oranları ve gebelik kayıplarında artış söz konusudur. Nadiren hiç döllenme göstermeyen vakalar izlenmektedir.

Bu vakalarda merkezimizde uygulanan IMSI (yüksek büyütme ile seçilmiş sperm mikroenjeksiyonu) yöntemiyle akrozom içeren spermlerin daha etkin bir şekilde tespit edilerek mikroenjeksiyon için kullanılması başarı şansını arttırmaktadır.

 
8050 kat büyütmeyle
 
Spermac boya ile boyanmış

 

Şiddetli Kuyruk Defekti (Tail-stump(Fibröz Kılıf Displazi))

Tail stump defekti, sperm kuyruğunu oluşturan protein yapılarındaki bozukluk ya da eksikliklerden kaynaklanan kısa, küt ve kalınlaşmış kuyruğa sahip en şiddetli sperm kuyruk anomalisidir. Kuyruktaki kalınlaşma, kuyruğu çevreleyen fibröz yapının kontrolsüz gelişmesinden kaynaklanmaktadır ve tail-stump spermlerin tüm alt tiplerinde ortak bir bozukluktur. Genetik geçişli olduğu düşünülen bu anomalinin bazı tipleri ile ilişkili genleri gösteren çalışmalar olmakla birlikte sorumlu genler net olarak belirlenememiştir.

Tail stump sperm örneklerinde canlılık oranı çoğunlukla yüksek olmakla birlikte hareketlilik sperm kuyruk yapısının tamamen bozuk olmasına bağlı olarak çok düşüktür ve tamamıyla hareketsiz örneklere sıklıkla rastlanır. Hareketlilik spermin canlılığını gösteren en önemli parametredir ve dolayısıyla bu vakalarda ICSI için canlı sperm seçimi oldukça güçleşmektedir. Bu nedenle canlılığın çok düşük olduğu olgularda canlılığı çok daha yüksek olan (%80–90) testiküler sperm kullanımı tercih edilebilmektedir. Tail stump vakalarının bir kısmında normal morfolojiye sahip spermler elde edilebilmekte ve normal vakalara yakın sonuçlar alınabilmektedir.

 
8050 kat büyütmeyle
 
Spermac boya ile boyanmış




Şekil Bozukluğu Olan Sperm Görüntüleri


Round head

 


Ridged


Serbest Baş

 


Multiple Baş ve Kuyruk


Kırık Boyun

 


Kıvrık Kuyruk


Dagdefekt

 


Çift Kuyruk


Pinhead

 


Tail-Stump

Hareketli Sperm Organel Morfolojisi Değerlendirilmesi(MSOME= Motile Sperm Organelle Morphology Examination)

MSOME (Motile Sperm Organelle Morphology Examination) tekniği, hareketli spermlerin 6000-8050 kat büyütebilen donanımlı mikroskoplar ile yapılan sperm morfoloji analizidir.

Sperm morfolojisinin değerlendirilmesi erkek üreme potansiyelinin ve tedavi stratejisinin belirlenmesinde önemli rol oynar. Bugüne kadar yapılan birçok bilimsel çalışmalar ile sperm morfolojisinin döllenme, embriyo gelişimi ve gebelik sonuçları üzerinde önemli etkisinin olduğu gösterilmiştir. Erkek infertilitesinin teşhisindeki ilk aşama semen parametrelerinin (spermiogram) değerlendirilmesidir. Spermiogram sonucuna göre normal sperm oranı düşük olan vakalarda, şiddetli erkek faktörü nedenli infertilite durumlarında spermler MSOME (Motile Sperm Organelle Morphology Examination) tekniği ile değerlendirilir.Aynı zamanda tekrarlayan tüp bebek başarısızlığında ve açıklanamayan infertilitede spermiograma ek olarak erkek spermi MSOME tekniğiyle incelenir.

Sperm majör anomalilerinin yanında spermin başı içerisindeki anomalili yapıları ve vakuolleri (sıvı dolu kesecikler), MSOME tekniğin ile ayırt etmek mümkündür. Sperm başı içerisindeki genetik materyali içeren çekirdek kısmında bulunan vakuoller DNA yapısında hasar bulunabileceği konusunda ipucu vermektedir. Yapılan araştırmalarda vakoul içeren spermlerde vakuol içermeyenlere nazaran DNA hasarı oranının daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Sperm DNA yapısındaki hasarlar, döllenme başarısızlığı, embriyo gelişiminin durması, kötü ve/veya yavaş embriyo gelişimine sebep olabilmekte ve dolayısıyla gebelik şansını olumsuz etkilemektedir.

MSOME tekniği ile klasik sperm morfoloji değerlendimesi arasındaki en önemli fark değerlendirilen spermlerin hazırlık yöntemidir. Klasik morfoloji değerlendirmesi için spermlerin tamamı mikroskop lamı üzerinde sabitlenir ve özel boyalarla boyanır. Bu nedenle değerlendirme yapılırken hareketli ve hareketsiz spermler birlikte değerlendirilir. MSOME tekniğinde ise sperm hazırlık yöntemleri sonrasında elde edilen hareketli spermler değerlendirilir. Böylece mikroenjeksiyon için seçilmesi muhtemel spermlerin kaliteleri hakkında bilgi sahibi olunabilmektedir.

MSOME tekniği ile sperm morfolojisi değerlendirilirken aynı zamanda boyun ve kuyruk yapıları normal olan spermler içerisinde baş yapısı, baş içerisinde vakuol varlığı ve vakuollerin boyutlarına göre 4 aşamalı bir kalite değerlendirmesi yapılır. Bu değerlendirmeye göre normal morfolojiye sahip ve baş içerisinde vakuol bulunmayan spermler 1.kalite olarak tanımlanırken, vakuol sayısı ve boyutunun artışına bağlı olarak sperm kalitesi düşmektedir. Baş yapısı normal olmayan ve vakuol içeren spermler ise 4.kalite olarak tanımlanmaktadır.

8050 büyütme
(Yüksek büyütmede sperm sınıflandırması)

 

 
Semenin Normal Değerleri (WHO kriterine göre)
ParametreNormal Değerleri
Hacim 2.0 ml veya fazlası
pH
Sperm Sayısı
7.2-8.0
Mililitrede 20 milyon veya daha fazlası
Sperm HareketliliğiEjekülasyondan sonra 60 dakika içinde, ileri hızlı, hareketli ve ileri yavaş hareketli sperm sayısı %50 den fazla veya ileri hızlı hareketli spermlerin sayısı %25 den fazla olmalıdır
Normal Morfolojik (Şekil) Yapı% 4 (Kruger strict criteria) veya fazlası
Vitalite (Canlılık)%75 veya daha fazlası canlı
Lökositler1x106

 

Semen analizi sonucunda konulan tanılar aşağıda belirtilmiştir:
NormospermiSperm sayısının, hareketliliğinin ve şeklinin normal olması
OligospermiSperm sayısının normal değerlerden düşük olması
AstenospermiSperm hareketliliğinin normal değerlerden düşük olması
TeratospermiNormal şekilli sperm oranının normal değerlerden düşük olması
Oligo-astenospermiSperm sayı ve hareketliliğinin normal değerlerden daha düşük olması
Asteno-teratospermiSperm hareketliliği ve şeklinin normal değerlerden düşük olması
Oligo-asteno-teratospermiSperm sayı, hareketlilik ve şeklinin normal değerlerden düşük olması
Şiddetli oligo-asteno-teratospermiSperm sayısının 5 milyon/ml dan küçük olması aynı zamanda sperm hareketliliğinin düşük ve şeklinin anormal olması
AzospermiSemende hiç sperm bulunmaması
Virtual Azospermi (Kriptozoospermi)Kişiye ait bazı örneklerde çok az sayıda (<100bin/ml) sperm saptanırken, bazı örneklerde ise hiç sperm görülmemesi
Total immotil spermSemendeki tüm spermlerin hareketsiz olması

 
Elektron Mikroskobisi İle Sperm Analizi

Sperm şeklinin incelenmesi sonrasında gözlenen belirli bazı şekil bozuklukları normal değerlerin çok üzerinde ise bu test sadece tanı amaçlı olarak yapılmaktadır.

Bu şekil bozukluklarından bazıları şunlardır:

  • Globozoaspermia(Akrozomsuz yuvarlak baş)
  • Megalohead (Büyük baş)
  • Pinhead (Nokta baş)
  • Tail-Stump
  • Segmental Mitochondrial Aplazia (Bölgesel Mitokondriyel Yokluk)
  • Extreme Dag Defect
  • Multiple baş ve kuyruk bozukluğu

Merkezimizde direkt olarak çalışılmamakla birlikte üniversite hastaneleri ile işbirliği içinde uygulanmaktadır.

  
Elektron mikroskobu ile
görüntülenmiş sperm başı
 
Elektron mikroskobu ile görüntülenmiş enine sperm kuyruk kesiti


Semen Örneğinde Uygulanan İmmünolojik Testler

Semen örneğinde gözlenen aglutinasyon(kümeleşme), çoğu kez antisperm antikorların varlığı ile ilişkilidir. Antisperm antikorlar sperm yüzeyinin birçok değişik bölgesine yerleşip, spermlerin rahim içine giriş yolunda hareketliliğini olumsuz etkiler. İnfertilite(kısırlık) olgularının %8’inde immunolojik faktörler mevcuttur. Aglutinasyon içeren örneklerin izah edilemeyen infertilite ile ilişkili olduğu öne sürülmektedir.

Özellikle infertilite nedenin immünolojik nedenlere bağlı olduğu düşünülüyorsa. İmmünolojik testlerin yapılması önerilir. Semen Analizinde spermlerde aglütinasyon (spermlerin birbirine baş, boyun, kuyruk bölgelerinden bağlanması) gözlendiği durumlarda bu test uygulanır.

Bu testler bazal semen değerlendirmesi sırasında aglütinasyon veya düşük sperm hareketliliği gözlenen durumlarda uygulanır.

 

Direkt İmmunobead Testi

Sperm üzerinde bulunan immünoglobulinlerin saptanması amacı ile yapılmaktadır. Direkt immunobead testi ile hareketli spermler bead süspansiyonu ile karıştırılmakta, bu sayede eğer sperm üzerinde antikorlar mevcut ise bu beadlerin spermlere bağlanması sağlanmaktadır.

 

SPERM-MAR Testi

SpermMar (mixed agglutination reaction test) antisperm antikorların saptanması için kullanılır. Bu test ile taze semendeki spermde IgG ve IgA antikorları saptanır. Test, lateks kaplı immunoglobulinlerden oluşmaktadır. Lateks partikülleri hareketli spermlerin değişik bölgelerine (baş, mid-piece veya kuyruk) bağlanır ve ışık mikroskobu ile kolaylıkla gözlenebilir. Bağlantı gözlenen hareketli spermler, bağlantı noktaları belirtilmek suretiyle yüzdeleriyle not edilir.

Hareketli sperm ile lateks partikülü (bead) arasındaki etkileşim, antisperm antikorların varlığını gösterir. %15-39 arası değerler şüpheli infertiliteyi, %40 ve üzerindeki değerler ciddi bir immünolojik problemin varlığını göstermektedir.

 

 

Sperm Vitalitesinin(Canlılık) Değerlendirilmesi

Labratuvarlarımızda bu amaçla iki test yapılmaktadır:


Eozin-Y Testi:

Merkezimizde bu test hem semen analizi laboratuarında hem de androloji laboratuarında yapılmaktadır. Bu test ile sperm hareketliliğinin düşük olduğu yada hiç olmadığı durumlarda canlı sperm oranı belirlenebilmektedir. Bu yöntem sadece tanı amaçlı yapılmakta olup, canlı oldukları saptanan spermlerin daha sonra mikroenjeksiyon işleminde kullanılma olasılığı yoktur.

Eozin-Y uygulaması sonrası pembe boyanan cansız ve boya almamış canlı spermler

 


Hipo-Ozmotik Şişme Testi (HOST):

Bu test semende hiç hareketli sperm bulunmadığı durumlarda yapılır. Tanı amaçlı kullanımının yanında, canlı olduğu tespit edilen spermler mikroenjeksiyon işleminde kullanılabilmektedir. Bu sayede semende hareketli sperm bulunmadığı hallerde de mikroenjeksiyon için canlı sperm seçimi mümkün olmaktadır.

Hipo ozmotik şişme gösteren ve kuyrukları kıvrılan spermler canlı,
şişme göstermeyen ve kuyrukları kıvrılmayan spermler cansız.

 


Semen Örneğinde Sperm Dışında Diğer Hücrelerin Tanımlanması

Lökosit Tanımlaması

Normal bir semen mililitrede 1 milyondan daha fazla lökosit içermemelidir. Semende normalden fazla lökosit görülmesi (lökospermi), üreme organlarında bir enfeksiyon varlığını düşündürür. Lökosit sayısının normalin üzerinde gözlendiği semen örneklerinde, sperm değerleri olumsuz yönde etkilenmektedir. Merkezimizde semen analizi yapılırken mikroskopta görünen lökositlerin varlığı, mutlaka lökositlerin tanımlanması amacıyla üretilmiş hazır kit solüsyonlarıyla teyit edilmektedir.

Kahverengi yuvarlak hücreler hazır kit ile belirlenmiş lökositlerdir

 


Germinal İmmatür Hücre (Gelişimini Tamamlamamış Üreme Hücresi) Tanımlaması

Semen örneğinde gelişimini tamamlamamış üreme hücrelerinin sayısının mililitrede 5 milyon veya altında olması beklenir. Özellikle sperm sayısının çok düşük olduğu olgularda ya da azospermide bu hücrelerin değerlendirilmesi, sperm üretiminin saptanması açısından önemlidir.

Merkezimizde Bryan-Leishman boyaması ve hazır boyalı lamlardan oluşan Test-simplet kiti ile bu hücreler tanımlanabilmektedir.

 
Laboratuvar Genel Bilgiler
Fiyat Sor
Test Yaptırmaya Gelmeden Önce
Evden / İşten Kan Alımı
İl Dışından Örnek Gönderilmesi
Nifty Test
Multipleks PCR
AMH
Spermiyogram Testi
 
 
HİZMET MERKEZLERİ
 

 
Bu hizmetin verildiği merkezler aşağıdaki gibidir. Detayları görmek için lütfen merkezlere tıklayın.
 
İSTANBUL / FULYA
İSTANBUL / ÜMRANİYE
 
SPESİFİK KLİNİKLER
 
 
Acil Görüntüleme Kliniği
Girişimsel Radyoloji Kliniği
Kadın Sağlığı Görüntüleme Kliniği
Kanser Görüntüleme Kliniği
Pediadrik Görüntüleme Kliniği
 

 
Bu websitesinde yer alan bilgiler tedavi ve tavsiye amaçlı olmayıp sadece bilgilendirme amaçlı olarak yayınlanmaktadır. Tedaviye ihtiyavıcız olduğu durumda tıbbi destek almak için doktorunuza başvurunuz.
SİZİ ARAYALIM
 

 
Her konuda bilgi almak için, bilgilerinizi bırakın, biz sizi arayalım.