AKCİĞER BİYOPSİ
Akciğer Biyopsi
Akciğer biyopsisi, geliştirilen tıbbi yöntemler sayesinde eskiden kapalı veya açık ameliyat ile yapılan biyopsi türüne göre çok daha avantajlıdır. Güvenli bir yöntem olmasının yanında kolay olması hastanın biyopsiden sonra daha kısa sürede kendini toparlayabilmesine yardımcı olmaktadır. Bilgisayarlı Tomografi (BT) rehberliğinde yapılan iğneli akciğer biyopsisi, sunduğu güven ve sonuçlarda daha keskin sonuçları sayesinde günümüzde kullanılan en iyi çözümler arasına girmeyi başaran bir yöntemdir.

Akciğer biyopsisi nasıl yapılır?

Akciğer biyopsisinde kullanılan yöntemler iki farklı şekilde incelenmektedir. Birincisi eskiden yapılan açık veya kapalı ameliyatla yapılan biyopsi türü, ikincisi ise modern tıp teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte sektöre sunulan yeni nesil yöntemdir. Bu yönteme “iğneli akciğer biyopsisi” denmektedir. İğneli akciğer biyopsisi yapılırken ince bir iğne ile akciğerden ya da akciğerden çok ince bir doku örneği alınması ile gerçekleşir. Diğer yönteme göre birçok avantajının bulunmasının yanında en önemli avantajı, hastanın daha kısa sürede toparlanmasıdır.

Akciğer biyopsisi neden yapılır?

Akciğerde oluşan hastalıkların nedenleri birbirinden farklıdır ve bazı durumlarda genel muayene ile veya fiziki muayene ile hastalıkların nedenleri anlaşılmamaktadır. Temel olarak 3 durumda akciğer biyopsisine ihtiyaç duyulur. Bu durumlar şöyledir;
 
  1. Akciğer kanseri şüphesinin olması durumunda,
  2. Akciğer dışında vücudun başka organlarından akciğer bulaşan kanserlerin tespitinde,
  3. Akciğerde oluşan iyi huylu tümörleri ve iyi huylu hastalıkları değerlendirmek amacıyla akciğer biyopsisi yapılır.

Akciğer kanseri, ülkemizde ve dünyada en yaygın olarak görülen kanser tiplerinden biridir. Bu kanserlerin önüne geçebilmenin tek ve etkili yolu, hastalığı önceden tespit etmek ve gerekli tedaviyi uygulamaktır. Gelişmiş modern tıp cihazları ve teknikleri sayesinde önceden akciğer kanserini evrelemek daha kolaydır. Hemen hemen yapılan tüm akciğer biyopsilerinde amaç tümörlerin tespiti içindir. Akciğerde oluşan tümörün iyi ya da kötü huylu anlamak amacıyla, tümörün kesin olarak tiplemesi veya sınıflandırılarak nasıl bir tedavinin uygulanması gerektiğini anlamak amacıyla ve bazı durumlarda tümörün genetik veya molekül yapısına bakarak uygulanacak tedavi yönteminin daha sağlıklı şekilde belirlenmesi amacıyla yapılmaktadır.
 
Akciğer hastalıklarında veya kanserinde bazı tümörlerin iyi mi kötü huylu mu oldukları anlaşılamayabilir veya Bilgisayarlı Tomografi (BT) ile yapılan incelemelerde buna dair net bilgiler elde edilemez. Bu tip durumlarda uzmanların genel olarak başvurdukları yöntem iğneli akciğer biyopsisi olur. Bu yöntem ile alınan doku parçası patoloji uzmanları tarafından incelenir ve böylelikle tümörün iyi mi kötü huylu mu olduğu anlaşılır veya oluşan kanser türünde sınıflandırma/isimlendirme yapılmamışsa da bu yöntem sayesinde hangi türden ve hangi sınıftan olduğu anlaşılır ve uygun tedavi yönteminin belirlenmesinde daha etkili yöntemler hastaya uygulanır.
 
Akciğer biyopsisi, yukarıda saydığımız nedenlerin yanında bir de gerekmesi durumunda akciğerin dışında fakat hemen yanı başında yer alan lenf bezlerinin büyümesinde de kullanılan bir yöntemdir. Bunlar haricinde seyrek olmakla birlikte akciğerde oluşan bir kitle olmadan da akciğer hastalıklarının ortaya konulabilmesi ve uygun tedavi yönteminin belirlenebilmesi açısından da yapılabilen bir işlemdir. Yapılan her işlem, hastalığın boyutunu öğrenmek, kanser ise ne tür bir kanserin oluştuğunu öğrenmek ve çevre organlarda oluşan lenf bezlerinin büyümesinde akciğere gelecek zararın hangi boyutta olduğunu kavramak amacıyla yapılan bir işlemdir.

İğneli akciğer biyopsisi güvenilir bir yöntem midir?

Akciğer kanserinin dünya genelindeki yayılma hızı, yapılan araştırmalara göre son 100 yılın en yüksek rakamlarına tekabül etmektedir. Denilebilir ki “bunca yapılan çalışma, geliştirilen tıbbi cihazlar ve tedavi yöntemi olmasına rağmen insanların akciğer kanserine yakalanma oranları neden bu kadar artıyor?” elbette bu soruya cevap verebilmek için yaşanılan dünyanın eskisine oranla ne kadar değiştiğini incelemek gerekir. Sigara içiminin artması, çevresel faktörlerin kişiler üzerinde daha fazla etkili olması gibi başlıca nedenler, akciğer kanserinin daha yaygın bir hale gelmesine etki etmektedir. Peki, tüm bunlara karşı geliştirilen iğneli akciğer biyopsisi zararlı mıdır veya güvenilebilecek bir yöntem midir? Tıp uzmanları, görüntüleme eşliğinde yapılan iğneli akciğer biyopsisinin güvenilir olduğunu söylüyorlar. Kapalı veya açık ameliyatla yapılan biyopsilerde, kişinin kendini toparlama süresi daha uzundur ve verdiği güven de yeni biyopsi türüne göre daha azdır. Risklerinin oldukça az olduğunu belirten uzmanlar, işlemin ağrısız olması sayesinde hastaların daha kısa sürede kendilerini toparlamalarına yardımcı olduğunu belirtmektedir.

Akciğer biyopsi çeşitleri nelerdir?

Modern tıp dünyasında yaşanan gelişmeler ve geliştirilen modern teknikler sayesinde akciğer kanseri hastalıkları ile ilgili çalışmaların bir standart üzerine oturduğunu söylemek gerekiyor. Tüm dünyada akciğerdeki bir dokuyu incelemek için ya da tümörden biyopsi almak için uygulanan yöntemler 3 farklı şekilde kendini göstermektedir. Bu yöntemler şöyledir;
 
  1. Bilgisayarlı Tomografi (BT) eşliğinde yapılan iğneli biyopsi (bu yöntem yeni nesil bir yöntem olup en etkili sonuçları veren yöntemdir.
  2. Bronkoskopi ile biyopsi
  3. Videoskopik biyopsi (bu yöntemin uygulanması için hasta açık veya kapalı ameliyata alınır. İşlem iğneli biyopsiye göre daha ağrılıdır ve hastanın kendini toparlaması daha uzun sürelere yayılmaktadır. Fakat bazı durumlarda bu yöntemin kullanılmasından başka çare kalmıyor.)
Yukarıda saydığımız biyopsi yöntemlerinin hepsi için “güvenlidir” diyebiliriz. Ancak bunlar arasında en az riske sahip olan ve kişinin sağlığı açısından daha faydalı sonuç veren biyopsi türünün yukarıda da belirttiğimiz gibi iğneli akciğer biyopsisi olduğunu söylemek gerekir. İğne biyopsisi her akciğer kitlesinden alınabilir fakat hava yolu aracılığı ile yani bronkoskopi ile her kitleye ulaşmak mümkün değildir ve biyopsi almak için uygun değildir.

Akciğer biyopsisinden önce yapılması gereken hazırlıklar nelerdir?

Akciğer biyopsisi, sanıldığı kadar zor bir işlem değildir. Hastanın 4-6 saat öncesinden aç kalması gerekmektedir. Biyopsi yapılmadan önce hastanın daha önce çektirilen akciğer filmi ile tomografisi değerlendirilir. Bundan sonra hastadan kan alınarak kanama eğilimi olup olmadığı değerlendirildikten sonra şartların uygun olması halinde akciğer biyopsisi yapılır.

Biyopsi için hastanede yatmak gerekir mi?

Yukarıda saydığımız değerlendirmelerin yapılabilmesi için hastanın hastanede yatması gerekir. Ancak bu işlem gün içinde tamamlandığı için sadece gün içerisinde yatışı gerçekleştirilir. Tüm işlemlerden önce hasta 3 saat kadar gözetim altında tutulduktan sonra biyopsi yapılır ve hasta taburcu edilir. Tüm bunlara rağmen bazı durumlarda (akciğerde işleme bağlı olarak) hastanın 1 gün hastanede yatması gerekebilir. Bu tip özel durumlar oluştuğunda hasta bilgilendirilir ve buna göre yapması gereken özel bir hazırlık varsa hastadan istenir.

Akciğer iğne biyopsisinin riskleri nelerdir?

Doğru ve güvenilir bir hastanede yapılacak akciğer iğne biyopsisinin “yok” denecek kadar az olduğunu belirtmemiz gerekir. Sağlıklı bir şekilde yapılan biyopside uygulanan yöntem genel olarak aynıdır. Özel ikili iğne sistemi ile yapılan işlemde biyopsi alınacak bölgeye tek sefer girilir ve iğnenin içerisinden asıl iğne yerleştirilir. Bu işlemde birden fazla örnek alınarak değerlendirme yapılır. Bu işlem, biyopsinin kesin tanı verme ihtimalini arttırdığı gibi riskin azalmasını da etkiler. Akciğer iğne biyopsisi riskleri hakkında bilgi veren uzmanlar, seyrek de olsa görülebilecek riskleri 3 maddede açıklamaktadır. Bunlar;
 
  1. Biyopsi sonrası kanama,
  2. Akciğer zarları arasına hava girmesi,
  3. İğne ile girilen bölgede oluşan ağrılar.

Biyopsi sonrası kanama

Akciğer biyopsisi yapıldıktan sonra hastada %1-2 oranında bir kanamanın oluştuğu görülebilir, bu kanama oranı ciddiye alınacak bir sorun değildir. Bununla birlikte biyopsiden sonra hastanın öksürmesine veya aksırmasına bağlı olarak tükürük ve balgamında da kanamalar görülebilir. Bu tip durumların büyütülecek bir yönü olmadığı gibi 2-3 saat içerisinde geçebilecek durumlardır. Bazı hastaların iğneli akciğer biyopsisinin çok fazla kanamalı geçtiğini düşündükleri için biyopsi yaptırmaktan çekinirler. Ancak uzman doktorlar bu durumun çok da abartılmasına gerek olmadığını, yaşanan problemlerin kısa süre içinde yok olacağını bildirmektedir.

Akciğer zarları arasına hava girmesi

“Pnömotoraks” olarak da adlandırılan biyopsiden sonra akciğer zarları arasına hava girmesi riski daha sık görülen durumlardan biridir. Ancak bu problemin ciddi bir sorun olmadığını ve tedavi gerektirmediğini söyleyen uzmanlar, her 100 hastadan 1 veya 2’sinde görülebilen bir durum olduğunu belirtmektedir. Bazı durumlarda akciğer boşluğuna bir tüp bağlanması gerekebilir, takılan tüp, işlemden sonra yani aynı günde çıkartılarak hasta taburcu edilmektedir. Risk durumunun daha ağır olması durumunda hastanın gözlem altında tutulması gerekebilir, bunun için hasta 1 veya 2 gün hastanede gözetim altında tutulabilir.

İğne ile girilen bölgede ağrıların oluşması

Akciğer biyopsisi yapılırken doku örneği almak için hastanın kaburgasına yakın bir yerden içeri girilir. Bu durum hastalarda sağ omuz ağrısına ve nefes almasında zorlanmasına neden olabilmektedir. Doktorun vereceği uygun ağrı kesiciler yardımı ile bu tip komplikasyonlar ortadan kalkmaktadır.

Akciğer biyopsisi nerede yapılır?

Uzmanlık gerektiren bir işlem olmasından dolayı biyopsinin yapılacağı hastane ve işlemi yapan kişinin uzman olması çok önemlidir. Devlet hastanelerinde ve özel hastanelerde yapılan akciğer iğne biyopsisi için doğru bir yer bulmak için araştırma yapılması gerekmektedir. Biyorad, görüntüleme merkezleri ve özel hastanelerle anlaşmalı bir kurum olup hastalara en yakın adresten randevu almaktadır. Hastalığınız hakkında kesin bilgilere ulaşmak, sağlığınıza yeniden kavuşarak yaşam kalitenizi arttırmak için akciğer hastalıklarını hafife almayın.
 
Biyopsi
Akciğer Biyopsi
Böbrek Biyopsi
Emar ile Meme Biyopsi
Füzyon Biyopsi
İnce İğne Biyopsi
Karaciğer Biyopsi
Meme Biyopsi
Tru Cut Biyopsi
Pankreas Biyopsi
Prostat Biyopsi
 
 
HİZMET MERKEZLERİ
 
 

Bu hizmetin verildiği merkezler aşağıdaki gibidir. Detayları görmek için lütfen merkezlere tıklayın.
 
İSTANBUL / BAKIRKÖY
 
SPESİFİK KLİNİKLER
 
 
Acil Görüntüleme Kliniği
Girişimsel Radyoloji Kliniği
Kadın Sağlığı Görüntüleme Kliniği
Kanser Görüntüleme Kliniği
Pediadrik Görüntüleme Kliniği
 

 
Bu websitesinde yer alan bilgiler tedavi ve tavsiye amaçlı olmayıp sadece bilgilendirme amaçlı olarak yayınlanmaktadır. Tedaviye ihtiyacınız olduğu durumda tıbbi destek almak için doktorunuza başvurunuz.
SİZİ ARAYALIM
 

 
Her konuda bilgi almak için, bilgilerinizi bırakın, biz sizi arayalım.