PROSTAT BİYOPSİ
Prostat Biyopsi
Prostat biyopsisi, prostat kanseri ile ilgili kesin tanı koymak için yapılan bir işlemdir. Ultrason eşliğinde yapılan biyopsi ile prostattan doku ve hücre örneği alınarak patoloji laboratuvarında değerlendirmeye alınır.

Prostat kanseri nedir?

Prostat kanseri, erkekler arasında en yaygın olan kanser türlerinin başında gelmektedir. Nedeni tam olarak bilinmese de genel olarak kalıtsal etkenler, çevresel faktörler ve coğrafyanın etkili olduğu düşünülmektedir. Yapılan araştırmalara göre prostat kanserinin en yaygın olduğu yer Afrika ülkeleri olarak belirlenmiştir.
 
Prostat, erkeklerde mesanede bulunan ve ortalama olarak bir ceviz büyüklüğünde bir organdır. Üreme faaliyetleri için çeşitli salgılamalar yapan prostatta bazı dokular vardır ve bu dokular üzerindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyüyüp çoğalmasıyla birlikte kanser oluşumu kendini gösterir. Uzman doktorların verdiği bilgilere göre prostat kanseri prostatın sadece bir kısmında gelişebildiği gibi birden fazla kısmında da gelişebilmektedir. Erken dönemde herhangi bir belirti vermeyen kanser, genellikle 65 yaş ve üstü olan erkeklerin çoğunda görülebilen bir kanser türüdür. Erken dönemde tedavi edildiğinde geçebilen ancak geç kalınması durumunda yaşamı olumsuz yönde etkilemeye başlayarak kişinin ölümüne kadar yol açabilmektedir.
 
Prostat kanserinin tedavisi, meydana gelen hücre çoğalmasına ve büyümesine göre değişiklik gösterebilmektedir. Yani bir anlamda tedavi kişiye özel olarak gerçekleştirilmektedir. Prostat kanserinin evreleri, tümörün prostatta ve çevresinde ne kadar yayıldığına bağlı olarak belirlenir. Evreleme yapılırken şunlar dikkate alınır.
 
  • Tümörün boyutu,
  • Tümörün prostat ve çevresindeki yayılım derecesi,
  • Kanserin lenf nodlarına yayılıp yayılmadığı,
  • Kanserin vücudun diğer bölümlerine metastaz (yayılım) yapıp yapmadığı incelenerek prostat kanseri evrelemesi yapılır.

Prostat kanseri belirtileri nelerdir?

Kişiden kişiye göre farklı belirtilerle kendini gösterebilen prostat kanserinde genel olarak görülen belirtiler şunlardır;
 
  • İdrar yaparken yanma veya zorlanma,
  • İdrarda kanama,
  • Semende kanama,
  • İlerleyen dönemlerde kemiklere yayılma ve buna bağlı olarak kemik ağrıları.

Prostat kanserinde belirtileri kendini göstermeye başladığı andan itibaren hastanın tedavi olması gerekmektedir. Yukarıda belirttiğimiz gibi erken dönemde uygulanan bazı tedavi yöntemleri ile kanserin önüne geçilebilmektedir fakat buna karşın geç kalınması durumunda vücudun diğer bölgelerine metastaz yapacağı için kişinin yaşam kalitesini düşürmekten ölümüne kadar yol açabilir.

Prostat kanserinde tanı nasıl konur?

Prostat kanseri, diğer kanser türlerinden daha farklı geliştiği ve belirti vermeden ilerlediği için erken dönemde tanılamak biraz zordur. Fakat buna karşın gelişmiş tıp teknikleri ve cihazlar sayesinde hastaların bazı konulara dikkat etmesiyle erken dönemde tanı konulabilmektedir. Ailesinde prostat kanseri olan kişilerin, 40 yaşından itibaren rutin olarak taramadan geçmesi, belirtileri görülmeye başladığı andan itibaren taramaları düzenli olarak gerçekleştirmek, prostat kanseri ile mücadele etme yolunda önemli oranda yardımcı olmaktadır.

Prostat biyopsisi nedir?

Biyopsi, vücudun çeşitli bölgelerinden doku ve hücre örneği alınarak patoloji laboratuvarında incelenerek tanı konulması işlemine verilen isimdir. Prostat biyopsisi de erkeklerde mesanenin altında ceviz büyüklüğünde olan prostat organından hücre ve doku örneklerinin alınarak patoloji ortamında incelenmesi yöntemine denmektedir. Ultrason altında gerçekleştirilen biyopside MR veya tomografi de kullanılabilmektedir fakat en kesin sonuçların elde edilebilmesi için ultrasonun daha uygun olduğu uzmanlarca belirtilmektedir. Bunun nedeni ise Manyetik Rezonans (MR) ile prostat biyopsisi yapıldığında sadece belli alanlardan hücre ve doku örneği alınabilmektedir. Tomografi altında biyopsi işlemi ise çok zor bir işlemdir. Bu nedenle genel olarak ultrason altında biyopsi işlemlerinin yapılması daha fazla tercih edilmektedir.
 
Prostatın anatomik yapısı gereği diğer organlarda metastaz yapması durumunda MR ile prostat biyopsisi yapıldığında sadece belli bir bölgeden hücre örneği alınabildiği için yayılım hakkında bilgi almak mümkün değildir. Bu yüzden ultrason ile biyopsi daha fazla tercih edilen yöntem olarak kullanılmaktadır.

Prostat biyopsisi ne zaman yapılmalıdır?

Prostat kanserinin kesin olarak tespit edilebilmesi için yapılması gereken tetkik yöntemi biyopsidir. Risk taşıyan erkeklerde genel olarak kullanılan yöntem budur, buna göre prostat kanseri riski taşıyan kişiler şu şekilde sıralanmaktadır;
 
  • PSA total değeri yüksek olan erkekler,
  • Doktorun parmakla muayene esnasında şüpheli bulgulara rastlaması,
  • Multiparametrik prostat MR’ında, prostat içinde PI-RADS 4 ve Pı-RADS 5 alanları olan hastalar,
  • Genetik testlerde prostat kanseri riski yüksek olan erkekler.

Yukarıda saydığımız durumlarda, hastadaki kanser derecesini belirlemek ve buna uygun olarak tedavi yöntemini belirlemek amacıyla ultrason ile prostat biyopsisi yapılmaktadır.

Prostat biyopsisi öncesi yapılması gereken hazırlıklar nelerdir?

Kanserler, vücudun çeşitli bölgelerinde organ hücrelerinin anormal bir şekilde büyümesi ile başlayan hastalıklardır. Bu hastalıklara karşı alınabilecek tedavi önlemlerinin alınabilmesi için genellikle biyopsi yapılır. Prostat kanserinde de yapılan prostat biyopsisi öncesinde yapılması gereken bazı tetkikler vardır. daha başarılı ve kesin sonuçlar alabilmek için biyopsi öncesinde yapılması gereken hazırlıklar şunlardır;
 
  1. İdrar kültürü
  2. Antibiyotik tedavisi
  3. Bağırsak temizliği
  4. Kan sulandırıcı ilaçların kesilmesi.

İdrar kültürü: Prostat biyopsisi yapılmadan önce mutlaka uygulanması gereken işlem idrar kültürüdür. İdrar kültürü, biyopsiden en az 3 gün önce yapılan bir işlemdir. Bu işlemin yapılmasının amacı, hastanın idrar yolunda enfeksiyonun olup olmadığını belirlemektir.
 
Antibiyotik tedavisi: Prostat biyopsisi, makattan (transrektal) yapılır, bunun için biyopsi işleminden 1 gün önce hastaya antibiyotik tedavi uygulanması gerekmektedir. Alanında başarılı olan hastaneler, biyopsi işleminden sonraki 3 gün de yine antibiyotik tedavi yapmaktadır.
 
Bağırsak temizliği: Yukarıda da belirttiğimiz gibi prostat biyopsisi, makattan (transrektal) yapıldığı için bağırsakların temiz olması gerekmektedir. Uzmanlar, biyopsinin yapılacağı sabah ve biyopsiden 1 saat önce olmak üzere biyopsiden önce 2 defa “lavman uygulaması” yapmaktadır.
 
Kan sulandırıcı ilaçların kesilmesi: Biyopsi işlemlerinin genelinde en çok görülen sorunlardan biri kanama problemidir. Makattan prostat biyopsisi yapıldığı için ve prostatın doğası gereği kanamaya çok müsait olmasından dolayı biyopsi yapılacak hastanın en az 1 hafta öncesinden kan sulandırıcı ilaçları kesmesi gerekir. Kan sulandırıcı ilaç kullanmak zorunda olan hastaların ise kısa etkili kan sulandırıcı ilaç kullanmaları gerekmektedir.

Prostat biyopsisi nasıl yapılır?

Prostat biyopsisi, lokal anestezi veya genel anestezi altında yapılabilen bir işlemdir. Bu durum, doktorun önermesi veya hastanın durumuna göre değişiklik göstermektedir. Fakat prostat biyopsisi genel anestezi (sedasyon) ile yapılacaksa hastanın işlemden 6 saat öncesinde yeme içmeyi kesmesi gerekmektedir.

Prostat biyopsisi çeşitleri

Modern tıp dünyasında yapılan çalışmalar ve geliştirilen tıbbi görüntüleme cihazları sayesinde prostat kanseri ile ilgili bilgilere ulaşmak daha kolay bir hale gelmiştir. Prostat biyopsisi yapılmadan önce hastaya öncelikle multiparametrik MR; 3 Tesla cihaz ile prostat MR’ı yapılır. Bu işlem, prostat kanserinin olduğu bölgelerdeki şüpheleri gidermek amacıyla yapılmaktadır. bu işlemden sonra günümüzde en sık kullanılan prostat biyopsileri ile işlem yapılır. Bu işlemler 2 ana grup altında incelenmektedir. Bunlar;
 
  • Klasik prostat biyopsisi (eski yöntem)
  • Fizyon prostat biyopsisi.

Klasik prostat biyopsisi

Eskiden beri kullanılan klasik prostat biyopsisi yöntemi, günümüzde birçok hastanede bulunabilen bir yöntemdir. Sadece “transrektal ultrasonografi” yöntemi kullanılan bu biyopsi çeşidinde biyopsi öncesinden MR taraması yapılmaz. Üroloji uzmanının yaptığı bu işlem için hastanın makat bölgesine ultrason probu yerleştirilerek işlem yapılır. Bu işlemde kanser şüphesi olan bölgeler görülmez, sadece prostatın önü, arkası ve prostatın periferik zonu (kabuk kısmı) gibi bölümlerinin görüntülenmesini sağlar. Bu işlem yapılırken prostatın çeşitli yerlerinden genellikle ‘kanserli olduğu tahmin edilen’ toplam 12 parça alarak inceleme yapılır. Yani eski olmasının yanında konforu da düşük olan bir inceleme türüdür.

Füzyon prostat biyopsisi

Daha önceleri prostat kanserinin teşhisi için kullanılan klasik prostat biyopsisi yerine, geliştirilen modern teknikler içerisine dahil edilen füzyon prostat biyopsisi, daha kesin sonuçlar veren ve hastanın konforu açısından son derece etkili bir yöntemdir. Bu yöntem ile biyopsi yapılmadan önce hastaya MR taraması yaptırılır. Füzyon prostat biyopsisi bazı agresif seyirli prostat tümörlerinin atlanmasını önleyen ve hastadaki kanser odağının doğru şekilde saptanması adına önemli bir yere sahiptir. Ancak Türkiye’de sayılı tıp merkezlerinde bulunduğu için özel olarak randevu almak gerekmektedir.
 
Füzyon prostat biyopsisi öncesinde multiparametrik prostat MR çekilir. Bunun amacı, kanserli bölgenin tam olarak tespit edilmesi ve hücre örneğinin alınacağı yerin tam olarak saptanmasıdır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi klasik prostat biyopsisi işlemlerinde kanserli hücrelerin hangi bölgede olduğu tespit edilemediği için toplamda 12 parça doku örneği alınarak patolojik inceleme yapılmaktadır. Bu da hastanın konforu açısından iyi değildir.

Prostat biyopsisi zararlı mı?

Biyopsi yapılmasındaki amaç, vücudun değişik bölgelerinde oluşan kanserli hücrelerin hangi aşamada olduğunu tespit etmek ve buna göre uygun tedavi yöntemi belirlemektir. Bu nedenle her biyopsi işleminde bazı komplikasyonlar görülebilmektedir. Füzyon prostat biyopsisi yapılırken de bazı komplikasyonlar görülebilmektedir. Kanama ve ateşlenme gibi durumlar görülebildiği için hastaya biyopsi öncesi ve sonrasında bazı antibiyotikler verilmektedir. Bunun dışında önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Prostat biyopsisi nerede yapılır?

Klasik prostat biyopsisi, birçok özel hastanede yapılabilmektedir fakat füzyon prostat biyopsisi, Türkiye’de sayılı hastanelerde bulunmaktadır. Biyorad, İstanbul genelinde birçok özel hastane ve özel görüntüleme merkezleri ile anlaşmalı bir kurum olup, hastaya en yakın merkezden randevu ayarlamaktadır.

Prostat biyopsisi fiyatı

Modern tıp dünyasının gelişmesi ve yeni tekniklerin yaygınlaşması sayesinde görüntüleme ve biyopsi işlemlerinde fiyat indirimlerinin görülmesi söz konusu olmaktadır. Bu nedenle biyopsi fiyatlarında ciddi bir düşüşün yaşandığını söyleyebiliriz. Biyorad, özel bir kurum olup hastalara en uygun maliyetlerle tedavi olma imkanı tanıyan bir kurumdur. Çağrı merkezi numaramızdan iletişime geçerek prostat biyopsisi fiyatı hakkında detaylı bilgi alabilir, size en yakın hastaneden randevu oluşturarak hastalığınızın kesin tanısının konulmasını sağlayabilirsiniz.
 
Unutmayın, prostat kanseri de diğer kanser türleri gibi tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Ancak erken dönemde tanı konulması, hastanın sağlığı ve iyileşme süreci açısından son derece önemlidir.
 
Biyopsi
Akciğer Biyopsi
Böbrek Biyopsi
Emar ile Meme Biyopsi
Füzyon Biyopsi
İnce İğne Biyopsi
Karaciğer Biyopsi
Meme Biyopsi
Tru Cut Biyopsi
Pankreas Biyopsi
Prostat Biyopsi
 
 
HİZMET MERKEZLERİ
 
 

Bu hizmetin verildiği merkezler aşağıdaki gibidir. Detayları görmek için lütfen merkezlere tıklayın.
 
İSTANBUL / BAKIRKÖY
 
SPESİFİK KLİNİKLER
 
 
Acil Görüntüleme Kliniği
Girişimsel Radyoloji Kliniği
Kadın Sağlığı Görüntüleme Kliniği
Kanser Görüntüleme Kliniği
Pediadrik Görüntüleme Kliniği
 

 
Bu websitesinde yer alan bilgiler tedavi ve tavsiye amaçlı olmayıp sadece bilgilendirme amaçlı olarak yayınlanmaktadır. Tedaviye ihtiyacınız olduğu durumda tıbbi destek almak için doktorunuza başvurunuz.
SİZİ ARAYALIM
 

 
Her konuda bilgi almak için, bilgilerinizi bırakın, biz sizi arayalım.